
Anayasa Mahkemesi (AYM), ceza infaz kurumlarında kitap, dergi ve yazılı dokümanların alıkonulmasına ilişkin Bişar Bilen ve diğerleri başvurusunda ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini açıkladı. Genel Kurulun 19 Şubat 2026 tarihli, 2019/789 başvuru numaralı kararı, 6 Ekim 2026 tarihli resmî basın duyurusuyla kamuoyuna aktarıldı. Mahkeme, pilot karar usulünün uygulanmasına da karar verdi.
Haberin odağında iki ayrı işlem bulunuyor: mahpusun elindeki dokümana sonradan el konulması ve dışarıdan gelen yayının incelendikten sonra teslim edilmeyerek kurumda tutulması. AYM duyurusu, bu işlemlerin kanuni dayanağı ve uygulamada devam eden yapısal sorun üzerinde duruyor.
Başvuruya hangi işlemler konu oldu?
Duyuruya göre başvurucular, farklı ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olarak bulunuyordu. Kendilerine ait ya da posta ve kargoyla gönderilen kitap, gazete, dergi ve dokümanlar; kurum güvenliği, propaganda, müstehcenlik veya sakıncalı içerik gibi gerekçelerle verilmedi ya da emanete alındı. İnfaz hâkimliklerine yapılan şikâyetler ve bu kararlara yönelik itirazlar reddedildi.
Yayını vermemek ile alıkoymak arasındaki fark
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 62. maddesi, hükümlülerin süreli ve süresiz yayınlardan yararlanmasını düzenliyor. AYM’nin duyuruda açıklanan değerlendirmesine göre bu düzenleme, mahpusa ait mevcut dokümana el konulmasına tek başına yetki vermiyor. Kanun’un 35. maddesi ve ilgili ikincil mevzuat da başvuru konusu müdahaleler için yeterli dayanak oluşturmuyor.
Dışarıdan gelen yayınlarda ise kuruma kabul edilip edilmeme incelemesi ile teslim edilmeyen yayının sonrasında nasıl tutulacağı ayrı meseleler. Mahkeme, “hükümlüye verilmez” hükmünün yayına el koyma yetkisi olarak okunamayacağını; saklama ve sonrasındaki işlemler bakımından belirlilik sorunu bulunduğunu açıklıyor.

Pilot karar hangi soruna işaret ediyor?
AYM, süreli ve süresiz yayınlara erişim konusunda daha önce verilen ihlal kararlarına rağmen benzer müdahalelerin ve başvuruların devam ettiğini belirtiyor. Duyuruda Recep Bekik ve diğerleri ile Serdar Güzelçay ve diğerleri kararlarındaki yapısal sorun tespitlerine de atıf yapılıyor. Bu önceki kararlar burada duyurudaki atıf çerçevesinde aktarılıyor; ayrıca tam metinleri incelenmiş gibi sunulmuyor.
Pilot karar uygulanması, tek başına bütün yayınların denetimsiz kabul edileceği veya her başvuruda aynı sonucun doğacağı anlamına gelmiyor. Haber, belirli bir yasama takvimi, otomatik tazminat ya da dosyaların ne zaman sonuçlanacağı yönünde bir kesinlik içermiyor.
Hukuki değerlendirme
Uygulayıcı açısından temel ayrım, yayına erişimin sınırlandırılması ile dokümanın alıkonulmasının aynı işlem sayılmamasıdır. AYM’nin Bişar Bilen ve diğerleri kararına ilişkin açıklaması, idari kararın hangi işleme ve hangi açık kanuni yetkiye dayandığının ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Salt sakıncalılık değerlendirmesi, başvuruya konu alıkoyma işleminin dayanağı sorusunu ortadan kaldırmıyor.
Somut olayda 5275 sayılı Kanun’un 35 ve 62. maddeleri ile Anayasa’nın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüğü birlikte önem taşıyor. Duyurunun aktardığı inceleme, mevcut bir dokümanın alınması ve dışarıdan gelen yayının teslim edilmedikten sonra tutulması bakımından kanunilik sorununu görünür kılıyor. Bu ayrım, idari gerekçenin ve yargısal denetimin değerlendirilmesinde yararlı bir çerçeve sunuyor.
Bir dosyada bu karardan yararlanılırken dokümanın niteliği, edinilme biçimi, idarenin gerekçesi ve uygulanan işlem somutlaştırılmalıdır. Yayının kuruma kabulüne ilişkin denetim ile daha sonraki muhafaza işlemi ayrı ele alınmalıdır. Kararın emsal değeri bu olgusal ve hukuki benzerlikle birlikte değerlendirilir; bütün dosyalar için otomatik sonuç çıkarılmaz. Basın duyurusu kararın yerine geçen bağlayıcı bir metin değildir. Usule, giderime ve somut hükme ilişkin değerlendirmede gerekçeli kararın tamamı esas alınmalıdır.
Kaynak ve karar bilgisi
- AYM resmî basın duyurusu — 6 Ekim 2026, BB 7/26
- Duyurunun yönlendirdiği Bişar Bilen ve diğerleri karar kaydı — B. No: 2019/789, 19 Şubat 2026
- 5275 sayılı Kanun